Merkez Bankası faizi yüzde 14'te sabit tuttu

Merkez Bankası faizi yüzde 14’te sabit tuttu, ‘cari fazla beklentisinden’ vazgeçti

Posted by

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Önceki karar metinlerinde yer alan 2022 için cari fazla beklentisi son metinde kullanılmadı. Merkez Bankası, politika faizini aralık ayına kadar 500 baz puan indirerek yüzde 14’e kadar çekmişti.

EKONOMİ 17.03.2022 14:00

Merkez Bankası faizi yüzde 14'te sabit tuttu, 'cari fazla beklentisinden' vazgeçti

Abone Ol google-news

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıkladı. Kurul, faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. PPK metninde önceki metinlerinde yer alan 2022 için cari fazla beklentisi kullanılmadı. Bir önceki karar metninde (Şubat 2022) cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vereceği öngörülmüştü.

Faiz kararı sonrasında döviz kurlarında büyük bir dalgalanma görülmedi. Saat 14:04 itibarıyla dolar/TL 14,77 liradan, avro/TL ise 16,30 liradan işlem görüyor.

ENFLASYON ARTIŞINDA ‘GEÇİCİ ETKİ’ VURGUSU

Merkez Bankası, enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; sıcak çatışma ortamının yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmelerinin etkili olduğunu bildirdi.

TCMB, açıklamasında “Tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir” ifadelerine yer verdi.

Rusya-Ukrayna savaşına da değinilen açıklama metninde bu durumun ekonomik etkisinin henüz belirsiz olduğu, ancak kısa vadede enflasyon üzerindeki baskıyı artırmasının olası olduğu ifade edildi.

Eylül ayında faiz indirim döngüsüne başlayan Merkez Bankası, Eylül’den Aralık ayına kadar 500 baz puan indirerek politika faizini yüzde 19 seviyesinden yüzde 14’e kadar çekmişti.

Faiz kararı sonrası PPK metni şöyle:

“Çatışmaya dönüşen jeopolitik riskler ve salgında varyantlar, küresel ve bölgesel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin daha da artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha da belirgin hale gelmesi ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürmekte, varlık alım programlarını azaltarak devam ettirmektedir.

‘CARİ DENGE ÜZERİNDEKİ RİSKLER TAKİP EDİLİYOR’

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, bölgesel farklılıklar ortaya çıksa bile dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinde enerji fiyatlarından kaynaklanan riskler yakından takip edilmektedir. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kurul, uzun vadeli Türk lirası yatırım kredileri de dâhil olmak üzere kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşmasının finansal istikrar açısından önemli bir rol oynayacağını değerlendirmiştir.

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; sıcak çatışma ortamının yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir.

‘LİRALAŞMA STRATEJİSİ DEVAM EDECEK’

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.”

FED FAİZ ARTIRMIŞTI

ABD Merkez Bankası (Fed), dün (16 Mart) 2018’den bu yana ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini 25 baz puan artışla yüzde 0,25-0,50 aralığına yükseltmişti.

Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) maksimum istihdam ve uzun vadede yüzde 2 enflasyon elde etmeyi amaçladığı belirtilen açıklamada, para politikası duruşunun uygun şekilde sıkılaştırılmasıyla enflasyonun yüzde 2 hedefine dönmesinin ve iş gücü piyasasının güçlü kalmasının beklendiği kaydedildi. Açıklamada, bu hedeflerin desteklenmesi için federal fon oranının yüzde 0,25-0,50 aralığına yükseltilmesine karar verildiği ve devam eden artışların uygun olacağının tahmin edildiği bildirildi.

Banka en son faiz artırımını, Kasım 2018’de küresel finansal krizin ardından devreye aldığı genişlemeci para politikalarını sonlandırma amacıyla gerçekleştirmişti.

Günün Önemli Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.