Adıyaman’da depremzede kadınlar, eşofman, yastık kılıfı ve nevresim takımı üretiyor

YILMAZ KAZANDIOĞLU – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerden etkilenen Adıyaman’da açılan dikiş nakış kursuna katılan kadınlar, eşofman, yastık kılıfı ve nevresim takımı üretiyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, AFAD ve TOKİ koordinatörlüğünde inşa edilen Altınşehir Konteyner Kenti’nde Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünce açılan dikiş nakış kursuna 60 kadın katılıyor.

Kadınlar, usta öğreticilerden aldıkları eğitimin ardından eşofman, yastık kılıfı ve nevresim takımı dikiyor.

Kursiyerlerin yaptığı ürünler, kurs görevlileri tarafından daha sonra satılmak üzere alınıyor. Ürünler satıldıktan sonra bedelleri hazırlayanlara verilecek.

“Evimiz topraktan yapılmıştı ama benim için saray gibiydi”

Kursiyerlerden 4 çocuk annesi 49 yaşındaki Şükran Demir, AA muhabirine, deprem anının çok korkutucu olduğunu söyledi.

Yıkılan müstakil evlerinin enkazından kurtarıldıklarını belirten Demir, “Depreme uykuda yakalandık. Eşim ve çocuklarımla enkazda kaldık. Bizi kurtardılar. Evimiz topraktan yapılmıştı ama benim için saray gibiydi, çok seviyordum. Yapacak bir şey yok. Halimize şükrediyoruz.” dedi.

Demir, “Devletimize Allah zeval vermesin. Dikiş nakış kursunu bizim için açtılar. Allah işlerini rast getirsin. Onlardan razıyız. Her yönden destek alıyoruz. Onların sayesinde ayaktayız, dimdik duruyoruz. Biz de her zaman devletimizin yanındayız. Kursta güzel zaman geçiriyoruz.” diye konuştu.

“O anı ne zaman anlatsam ellerim titremeye başlıyor”

Üç çocuk annesi 40 yaşındaki Leyla Aslan da deprem psikolojisinden kurtulmak için kursa katıldığını dile getirdi.

Dokuz katlı binanın yedinci katında depreme yakalandıklarını anlatan Aslan, şöyle devam etti:

“Eşime, ‘Kalk deprem oluyor’ diye seslendim. Çocukların yanına gittik. Çok korkmuşlardı, konuşamıyorlardı. Şifonyer üzerimize devrildi. Sarsıntı durmuyordu. Eşim, ‘Ölüyoruz, hepimiz aynı odada bulunalım’ dedi. Deprem durunca dışarı çıkmak için koşmaya başladık. Merdivenler harabeye dönmüş, fayanslar dökülmüştü. Kendimizi ancak dışarı atabildik. Evimiz hasar gördü. Kuzenim, eşi ve çocuklarıyla enkazda kaldı. O gece bir türlü sabah olmadı. O gün güneş doğmadı. O anı ne zaman anlatsam ellerim titremeye başlıyor. Allah bir daha yaşatmasın.”

Aslan, kursun kendileri için psikoterapi merkezi haline geldiğini vurgulayarak, “Burası bize çok iyi geliyor, kendimizi iyi hissediliyoruz. Usta öğreticilerimiz bize çok destek oluyor. Bu imkanları bize sunanlardan Allah razı olsun. Herkese çok teşekkür ederim.” diye konuştu.

Usta öğretici Ganime Doğan ise depremzede kadınların bir nebze de olsa felaket anını unutmalarını sağlamaya çalıştıklarını belirterek, “Burası kadınlar için psikoterapi merkezi gibi. Onlara dikiş makineleriyle bir şeyler öğretmeye çalışıyoruz. Ürettiklerini onların yararına satışa sunuyoruz. Kadınlarımız burada hem maddi kazanç elde ediyor hem de farklı etkinliklerle manevi olarak rahatlama imkanı buluyor. Penye, yastık kılıfı ve eşofman takımı üretimini yapıyoruz. Kumaşını buraya getirenler ihtiyacına göre giysiler üretiyor.” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir